32 Kısım Tekmili Birden: Neden Deligiller?

Madem ilk yazımız, bizim tam anlamıyla delirdiğimiz 17 Temmuz ‘a ait, oradan devam edelim: Neden kendimize Deligiller diyoruzun  cevabını sadece sizlere değil, kendimize de vermeyi uygun bulduk! İşte size büyük ve küçük Deligil’in masum gözüken ama çılgınca detaylar içeren 17 Temmuz eylemlerinden birkaçı:

Varan 1

Biz Deligiller, nikahları sırasında şahit olan abileri masaya geldiklerinde “hoşgeldiniz” diyip, ellerini sıkacak kadar deli olabiliriz!

İşte, o unutulmaz(!) anlar:

 

Varan 2

Bir varmış bir yokmuş, küçük Deligil’in can dostu, kardeşi, Güneş’i varmış.Varmış ama taaa Seattle’da otururmuş ve bir dönem de Seattle’da birlikte nefes aldıkları küçük Deligin’in 17 Temmuz’da yanında olamayacağına üzülür dururmuş.Büyük Deligil de bu iki kardeşten öte kalbin ayrı kalacak olmasına dayanamamış ve Güneş’le uzun bir süre onlarca farklı planın peşinde koşmalarının sonunda ehven-i şer dedikleri planı devreye almışlar.Gereken malzemelerimiz: Bir adet dizüstü bilgisayar, bir adet 3G modem , Skype ve bu bağlantıyı kuracak, nikah masasını en rahat gören yere ekipmanları kuracak arkadaşlar

İşte, Deligiller öyle bir elektrik yayıyordu ki bu bağlantıda bize yardımcı olacak dostlarımız, minik operasyonumuzu adeta ölüm-kalım meselesine getirdi; müthiş bir özenle dizüstü bilgisayarın şarjı bitene kadar tüm ayrıntıları an be an Kanlıca-Seattle hattında iletmeyi başardılar.Nikah masasında Deligiller, Güneş’le göz göze bile gelip el salladılar ve ilk tebriklerden sonra hemen Seattle’a, Güneşlerine doğru koştular.İşte o anlar ve fahri Deligil Güneş’imizin minik gözyaşları:

Varan 3

Heyecan içersinde, oya gibi işlemeye çalıştığımız düğünümüz için binlerce şarkı dinlediğimizi, internet ve sosyal medya sağolsun, yüzlerce, binlerce kişiye şarkı önerileri danıştığımızı anlatmıştık zaten.Gel zaman git zaman, pasta kesimi müziği için bir türlü karar kılamamıştık.Bir ara büyük Deligil, Beşiktaş marşı mı yapsak diye bir öneri ortaya sunulmuşsa da Kanlıca’yı İnönü Stadı ortamına çevirmemek için vazgeçmişlerdi.Yok yok, özür dileriz:Vazgeçtiklerini sanmıştı büyük Deligil! Meğerse küçük Deligil, kara kartal bir dostumuzla çoktan planları ve hazırlıkları yapmış, büyük Deligil kandırılmış,  DJ ayarlanmış ve pasta ortaya geldiğinde Beşiktaş marşı çalacakmış!İşin garibi, bundan tamamen habersiz büyük Deligil, her iyi Beşiktaş’lının önemli anında yanında siyaz-beyaz birşey bulunmalı diye çantasına, sadece bulunsun diye  100. yıl kaşkolunu atmış.

İşte efendim, aşağıdaki görüntülerde Deligillerin ve Kapalı tribün müdavimlerinin tam anlamıyla kendinden geçtikleri anlar…Büyük Deligil’i ilk saniyelerde göremeyeceksiniz; o sırada canhıraş bir şekilde çantasını, daha doğrusu Beşiktaş kaşkolunu arıyor.Küçük Deligil de meraklı gözlerle kocasını arıyor!

Yazar hakkında

Buyuk Deligil

3 Yorum

Lütfen bir yorum bırakın
  • kuzumun bitanesi benim manevi kızımın da mutlulugunu gördüm hele damatlarım bambaşka allah iki kızımında yüzlerinden gülücükler eksik olmasın eeeeeeeeeeeeeeee artık sıra bebişleri beklemek kaldı dimi kızmayın bana annelik bu işte……..

  • Atasun kardes seni böyle deli ve mutlu görmek beni cok mutlu etti. Ömür boyu mutluluklar diliyorum, ve sakın akillanip hayatı ciddiye alayım demeyin. Hayatınız hep nese ve saglık dolsun. Öpüyorum sizleri.

  • Sevgili Özgür, o senin güzel deliliğin 🙂 Çok teşekkür ederim ama bu harikulade dileklerinin hepimiz için geçerli olmasını diliyorum! Sevgiler…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Deligiller © 2014 Kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

 
Bumerang - Yazarkafe