Paris’e Veda

Luxembourg Bahçesi

Luxembourg Bahçesi

Paris’teki 5. günümüzü yine hava durumuna göre planladık. Yağmurun yağmayacağını öğrenir öğrenmez, görmeyi çok istediğimiz Luxembourg Bahçeleri’ni planlayıverdik. Sakin, dingin bir cumartesi oldu Deligiller’e…

Bir gece öncesinden marketten portakal suları ve sandviçler alınmıştı zaten. Sabah uykumuzu bir güzel aldıktan sonra döküldük yollara, iki aktarma ile ulaştık Luxembourg Bahçeleri’ne. Metrodaki Luxembourg anonsu dilimize yerleşmiş bir halde attığımız minik adımlarımız ulaştırdı bizi güzel parka. Daha parka adımımızı atar atmaz bir gelin damat gördük, peşlerinde bir fotoğrafçı ile. Hemen kendimizi hatırladık, bir hafta önce Fenerbahçe Parkı’ndaki halimiz geldi aklımıza, kahkahalarımızı tutamadık.

 

Luxembourg Sarayı’nın tam karşısında, havuzun yanına yerleştik. Havanın çok güzel olduğu bir hafta sonu sabahı olmasına rağmen, insanların sessizliği ve parkın dinginliği bizi bizden aldı. Portakal sularımız ve sandviçlerimize dadanan arılara rağmen Paris’teki en güzel kahvaltımız oldu bu; hatta hayatımızın en güzel kahvaltılarından biriydi de diyebiliriz. O ana kadar Paris’e tekrar gelmenin hayallerini kurmuştuk ama bu parka tekrar geleceğimiz günü o kadar canlı canlı hayal ettik ki, sırf bu hayal için bile bir kere daha gidilebilir dedik.

 

Yüzümüze yüzümüze vuran güneş ve o güzel çiçekler bizi o kadar mest etti ki, sadece kahvaltı için geldiğimiz bu parktan çıkasımız gelmedi. Boşverdik biz de herşeyi, çıkıp Küçük Deligile kahve -ki hayatımızın en pahalı kahvesiydi; büyük boy bir karton bardakta Americano’ya yaklaşık €10 ödemek hayli dokundu Küçük Deligil’e-, Büyük Deligile kolayla kek alıp döndük tekrar güzel parkımıza. Yağmur bulutları yaklaşıp, “artık yağacağım, hadi ama” diyene kadar kaldık; sohbetin, hayallerin ve dinginliğin tadını çıkarttık.

Luxembourg Bahçeleri’nden cebimizde huzur, mutluluk, ışıltı, hayaller ve fotoğraf makinemizde bir dolu güzel kare ile döndük küçük otel odamıza. Ne yazık ki, her güzel şeyin bir sonu vardı ve pazar günü Paris’teki son günümüz olacaktı. Bu yüzden eşyalar toparlandı, iki Deligile de hüzün verir zaten toparlanma faslı, suratlar azıcık asılsa da hayallerimize tutunduk ve valizlerimizi büyük ölçüde toparladık. Minik bir şekerleme sonrasında Paris’teki en gözde mekanlarımızdan birine daha hoşçakal demeye karar verdik. Saint Germain’de yaptığımız ufak bir yürüyüş, Seine Nehri’ne ufak bir hoşçakal busesi ile yine Saint Michel Çeşmesi ve o çok sevdiğimiz pizzacımız Pizza Marzano ile tamamlıyoruz hoşçakal turumuzu. Güzel bir akşam yemeği ile veda ediyoruz Paris gecelerine ve Paris’teki son günaydınımız için kendimizi uykunun kollarına bırakıyoruz…

İşte uyandık dönüş gününe. Dedik ya, bir tatili bitirmek hep hüzün vermiştir Deligiller’e ama bu hüzün başka bir hüzün sanki… Deligiller’in ilk tatiliydi bu; ilk defa günün 24 saati ayrılmadıkları günler geçirdiler. Önemliydi, değerliydi ama yine de her güne şükretmesini biliyor Deligiller; içlerinde bir burukluk, ufak bir hüzün olsa da yuva yapmak için çok uğraştıkları evlerine dönmenin heyecanını taşıyorlar şimdi de içlerinde. Bu karışık duygularla kahvaltılarını ettiler, valizlerini topladılar, birşey unutmamak için defalarca baktılar odalarının her köşesine ve son bir kez daha çektiler küçücük odalarının kapısını, bu sefer ellerinde valizleriyle…

Valizleri resepsiyona bırakıp, check out işlemlerini bitirdiler, resepsiyondaki amcadan peynirlerini buzdolabında saklamasını rica ettiler ve bir kez daha otellerinden çıkıp kalan kısacık zamanlarını değerlendirmek için dün büyülendikleri yere, Luxembourg Bahçeleri’ne çevirdiler rotalarını. Minik hüzünleri ama devamlı gülümsemeye çalışan yüzleri ile dünkü hayallerini yinelediler birbirlerine, bol bol fotoğraf çektiler, yine o güzel dinginliği yaşayıp hoşçakal dediler Luxembourg Bahçeleri’ne de… Ufak bir yemek molasının ardından  otele varıp valizlerini aldılar ve bir taksiye binip havaalanının yolunu tuttular.

Böyle bitti Deligillerin Paris seyahati, biraz hüzün ve bolca umutla tuttular evlerinin yolunu ve en kısa zamanda tekrarını dilediler.

Luxembourg Bahçesi’nde, Deligillerle minik bir video eşliğinde dolaşmak isterseniz, buyrun:

 

Yazar hakkında

Buyuk Deligil

Bir Yorum

Lütfen bir yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Deligiller © 2014 Kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

 
Bumerang - Yazarkafe